Bati
Trakya Turk Sairlerinden
GÖÇ
"Elveda" diyerek gider soydasim
Anayurt yolcusu,ona ne denir?
Gözü yasli kalir köyde kardasim
Kader böyleymis elden ne gelir?
Oglumuz orada,gelin burada
Kendimiz burada,yürek orada
Ezilir dururuz iki arada
Kader böyleymis elden ne gelir?
Bilseniz kimlere kalmistir zaman
Namuslu kisiye verilmez aman
Sikayet güç olur halimiz yaman
Kader böyleymis elden ne gelir?
Soyumuz asildir Oguzlar soyu
Basimiz egilmez atalar huyu
Yad elde acimiz nesiller boyu
Kader böyleymis elden ne gelir?
Anneler yollarda evlad kucakta
Hiçkirik sesleri köse bucakta
Baykus yuva yapmis sönen ocakta
Kader böyleymis elden ne gelir?
Açilir kapanir göçmenler yolu
Baglanir dostlarin hep eli kolu
"Ötme bülbül içim dert dolu"
Kader böyleymis elden ne gelir?
Bir yanda tarihin zafer nagmesi
Bir yanda Türklügün özgürlük sesi
Gönlüme es olur daha nicesi
Kader böyleymis elden ne gelir?
Sabreyle aglama hasret sözüne
Uzaklar yakindir Türkün gözüne
Gün olur kavusur herkes özüne
Kader böyleymis elden ne gelir?
ASIM HALILOGLU
(1923-1980 Iskeçe)
CINAR AGACI
Nice sey yaslandikca
Guzelligi kaybolur...
Su cinar kartlastikca
Daha da guzel olur...
Kuslar sakir ustunde
Yazin sicak bir gunde
O koyu golgesinde
Insanlar nese bulur...
Temiz havayu sunar
Yakininda var pinar
Hayat bahseden cinar
Gel de altinda otur...
Nice hatira gizler
Isitmistir ne sozler
Gormustur guler yuzler
Bana dunu anlatir...
Uc yuz yasina basan
Guzel cinara varsam
Ona ceddimi sorsam
Tum ununu anlatir.
SEMT'I CEFA SEMT'I SEFA
Uzun yillar dilde nale
Bulbul agladi bu hale
Gvnul garkoldu meale
Bizimdir bu semt'i cefa
Sizindir su semt'i sefa
Bir tarafta kasaneler
Bir tarafta viraneler
Cok sey anlatir haneler
Bizmdir bu semt'i cefa
Sizindir su semt'i sefa
Karsi tarafta bol konfor
Beri tarafta hayat zor
Anlatayim gel bana sor
Bizimdir bu semt'i cefa
Sizindir su semt'i sefa
ALIRIZA SARACOGLU
(1938-1994 Gumulcine)
ILAN-I ASK
Bu dunya iki parca
Yarisi sen,yarisi ben.
Bir butun olmayi nasil istiyorum.
Bir bilsen...
KADIR YAKIBASOGLU
(1939-Iskece)
SALI PAZARININ KOYLULERI
Sasirir durur
Carsinin islak kaldiriminda
N... koylu Fatma
Y... koylu Selim
Sabahin tazeliginde
Akmistir onlar da
Carsi icine
Otobus dolusu
Yol dolusu
Sokak dolusu gelenlerle
Bitiktir Fatma
Bitiktir Selim
Dilim dilim suratlari
Carsili degismemistir hic
Tipki on yil onceki gibi
Fatma dusunur
Selim dusunur
Bu kadar tendiriz etleri
Nedendir bunlarin bu carsililarin
Akpak yuzleri
Yusyuvarlak gozleri
Fatma da Selim de
Kacirmamak icin gucsuzluklerini
Simsiki tutarlar iclerini
Acarlar çarsiliya avuclarindakileri
Bilmezler onun yuzona gidisini
Sonra gozleriyle gorurler
Baska Fatmalarin Selimlerin
Kendileri gibi sagilislarini
Gun donumu ev donumu
Elleri avuclari usur durur
Fatmanin Selimin
Hic konusmadan bakisirlar yuzyuze
Anlarlar bir yillik cikarin bir gunde gidisini
Anlarlar carsilinin
Nedendir tertemiz eti,gevrek gulusu
Anlarlar
HUSEYIN MAHMUTOGLU
(1939-Gümülcine)
DORTLUKLER
Seneler birbirinin ardina
dusmus gidiyor,
Yolcu! Sen hangi yolun yolcususun boyle bugun?
Geceler gunleri,gunler seni takip ediyor,
Su donen kurr-i alemde nesin? Soyle bugun!
Kurre-i arzin seyri misali ben de donsem,
Alemleri pesimden sonsuzluga yederim!
Ve sonra kimsesiz bir yerde durup haykirsam,
Ben neyim,nerden gelmis hangi yere giderim?
SALIH HALIL (HAKI)
(1941-Gumulcine)
GUMULCINE
O evler ki kohne,yosun tutmus kiremitleri
Cokmus bir imparatorlugu hatirlatir
Cami avlularinda asirlik cinarlar ve unutulmaz golgesi
Yaslilar basbasa vermis,eski gunleri anlatir.
Bir Salipazaridir,Turkce kasetler ortaligi inletir.
Kadinlarimiz feraceli,mantolu,yururler ha yururler
Iste Aynalimagaza,Carikçilar sokagi,Kuyumculararasi
Gorurler kendilerini aynalarda,oysa baska yerdedirler.
Eski Saraclararasinda hala mesin kokulari gelir burnuma
Nerde o odun yuklu arabalar,o perde arkasindan bakan kiz
Gecmis bu denli ozlemle neden aranir bilmem
Alisik ayaklarimiz kendiliginden gider Eskipamukpazari'na.
Tam ogle vakti,gurultulu bir sicakta vurur Saat Kulesi
Musteriler kadinli-erkekli girerler fincanci dukkanlarina
Semavi bir ezan sesi doldurur caddeyi simsicak
Kimi yorgun bastonlar vurur asirlik arnavut kaldirimlarina
Satici bir kiz,yanaginda gamzesi bir gulu hatirlatir
Dalar o hulyali ruyalarina geceleri
Yururum bu sokaklarda hep boyle kalabalik
Gumulcine,anliyana ah,neler anlatir.
RAHMI ALI
(1941-Gumulcine)
NIYET TAZELEME
Dogru bir cizgidir,
Niyet tazelerken
Bagimsiz olmak,zira
Ac,actir; tok,tokken.
Ama yine de nefretim;
Tokadir;
Cogunluk acken.
MUSTAFA TAHSINOGLU
(1942-ISKECE)
AYRILIKLI SIIR
Ne bir tren duduk otturdu
Biz ayrilirken
Ne de beyaz mendil salladi
Kimse
Ayrildik oyle basit
Sessizce
Uzulduk mu bilmem ama,
Goz yasi dokmedik
Ne de "Allaha ismarladik" dedik
Birbirimize...
ASK HALI
Herkes bu sehirde
Is guc pesinde
Ben sabah, ogle, aksam
Senin pesinde...
MUCAHIT MUMIN
(1944-Gumulcine)
MEMET
cobanlikti memedin isi
yasam ugrasi
gece gündüz es degerde
yedigi peynir ekmek
azik mi azik
okumaya heveslendi
yirmisinde
a b c
harf harf
hece hece
dünya görüsü büyüdükce
büyüyordu icindeki bilmece
yeni dünyalar yaratti
benliginde
kapandi içine
okudu yazdi düsündü
sorunlara cevap buldu
kendiliginden
sevdalandi askerlik dönüsü
birden delicesine
her seyi saklidir içinde
bilinmez
ev yok
daminda kalir corbacinin
yel alir ümitlerini
olasalik yoktur sevgilerine
bir beyzadeye gelin gitti kiz
üzülür akar gözyaslari
silinmez
yazik mi yazik
hakka hukuka kizdi
agir baskilar altinda
tasinmaz
öfkesi artti gitgide
anlasilmaz
toprak ve tütün
toprak ve yesil
ellerinde nasir
ellerinde katran
aldi basini gitti
yasanmaz
anlatiladuru öyküsü
memedin
tartisiladuru kimligi
din üzre ahret üzre
memedin
aslinda inanmiyordu
memet
ne cehennem
ne cennete
MEHMET COLAK
(1946-1995 GUMULCINE)
FENOMEN
Yollar zulfune ciksa,
Dunyayi gezesim gelir!
Koynun "kabristan" olsa
Hemen olesim gelir
ILK HIRSIZLIGIM
Ilk hirsizligim 1965'te oldu.
Esmer bir kiz'di caldigim
Ask bahcesinden!...
ASK USTUNE OZET
"Sevenler yanar,sevilenler yakar...
Azi-cogu,bitti sozum bu kadar.
HUSEYIN MAZLUM
(1947-GUMULCINE)
OZLEMLERIM
Al gotur beni
Bilmedigim kentlere
Orda
Tatli aci bulayim
Al koy beni
Yalnizlik odalarina
Orda
Benligimi bulayim
Al sev beni
Bencil olmayan duygularla
Sonra
Mutlulugu tadayim
REFIKA NAZIM
(1947-GUMULCINE)
BATI TRAKYA
Bati Trakya Bati Trakya
Yurumedi yatti Trakya
El bagladik bacak celdik
Esti yeller yatti Trakya
Neler olur bunca yildir
O saldirir bu saldirir
Sesimize kim aldirir
Yavas yavas bitti Trakya
Gonul kara umut solmus
Desme ici yara dolmus
Sun aglamis da ne olmus
Hacan batti bitti Trakya.
Baskilarin sinifsali
Ayrimlarin ulusali
Racizm disin gicirtali
Kendin goce atti Trakya
Kuru sozler ates yakmaz
Baski duzenini yikmaz
Eylem dedik kimse cikmaz
Pek ucuza gitti Trakya
Dr.IBRAM ONSUNOGLU
(1948-GUMULCINE)
SUKUR
Onumde bir sigara,
Cebimde sigaram,kibritim.
Yol param da var
Ustelik,selam soylemis yar.
Daha ne isterim,
Bugune cok sukur
Yarina da Allah kerim.
OLUM
Bunca bilgi,
bilinc
sarkilar siirler
omrun yarisi
ince narin parmaklar
piyanolar udlar
vade dolmamali
olum son olmamali
FERRUH MEHMET PAZVANTOGLU
(1949 GUMULCINE-199? ISTANBUL)
TOPRAK
Toprak
anam olurdu
circir boceklerinde agustosun
Toprak
sevgilim olurdu
yakamozlarinda denizin
Toprak
hasretim olurdu
Sapci pazarinda
koylu kadinlarin bakislarinda
GUNLER BUGDAY KOKUYORDU
catlayan denizdi gozlerimin ici
basaklari doven ruzgardi delicesine
ulesilen koylunun duru ekmeginde
dokulurken aksamlar gecelere
gunler bugday kokuyordu
saganak yagmurdu saclarimi tarayan
umutlarimdi takilan
karbeyaz agustos bulutuna
kuytusunda bir sogut agacinin
dokulurken aksamlar gecelere
gunler bugday kokuyordu
dinmeyen solugu vardi insanlarin
aksamin aceleci soguk yuzunde
gunduzleri gunesi icen
sicacik kahve duvarinda
dokulurken aksamlar gecelere
gunler bugday kokuyordu
IBRAHIM BALTALI
(1959 GUMULCINE)
SAVASTA
ANNE
-Tum Bosnali Musluman Annelere Ithaf olunur-
Kirmizi bir gece yarisi
Bir kadin agliyor,
Harabe bir sehrin ortasinda,
Ne yaptigini bilmez bir hali var.
Nereye bakacagini,
Nereye kosacagini sasirmis.
Yere dusuyor bir an,
Zorlaniyor kalkmakta,
Mecali yok.
Dogruluyor
Alevler yukseliyor yer yer
Evler yaniyor,beraberinde hayellerle
Kipkizil
Agliyor ve ariyor
Atilan bombadan arta kalanlari
Hickiriklarini boguyor
Gokyuzunu delercesine
Gecen ucagin gurultusu
Bombalar yagiyor basina
Sendeliyor
Ayagi takilip dusuyor yere
Birseyleri kucakliyor
Dusen kolu
Yerde yatan
Kucuk cocugu sarmiyor
Kolunun acisini
Bastiriyor yureginin acisi
Yeniliyor olume
Ogluyla ten tene!
SUKRAN RAIF
(1961-Gumulcine)
ÇAG
Hukmeden tek guc
Insan nesli.
Dusuncenin yeri
Gucunun yukselisi
Neslinin tukenisi.
VARSAYIM
Dogarken bebek dogdu
Kirkinda adam oldu
Yetmisinde anlamadan soldu
Gidisi bosluk dogurdu.
CIHAN ABBASOGLU
(1961-ISKECE)
SEN
VE BEN
Uzun yollar var aramizda
Bir ucunda sen bir ucunda ben
Bir ates yaniyor bagrimizda
Dumani sen alevi ben
Umit isigi parliyor yuzumuzde
Aglatan sen,aglayan ben
Hasret turkusu var dilimizde
Soyleten sen soyleyen ben
Askimiz kaldi mazide
Mektup sen kalem ben
Bekledikce bekleyecegim
Gurbette sen,askerde ben.
ERCAN CANERI
(1968-Gumulcine)
KASABANIN
SOKAKLARI VE BEN
bu gece yasli sokaklar benim sirdasim
inmeyecegim sabaha kadar sirtlarindan
yenice de yukledim yalnizligimi cigaramin dumanina
ve ince uzun ufurdum kaderimi
bu gece sokaklar tarihi bir bilmece.
bir basi gozyasi,aglayan babam,
diger basi sehid nasi,gulen dedem,
ve benim titrek dudaklarimda,yanik bir turku.
her seyin otesinde,terkedilmislik ustune
bir isyan siiri okumak geliyor icimden bahtsiz kaldirimlara
bu gece
ey Yeni Cami onundeki ulu cinar
sadece
seninle benim bagrim ates olup yanar.
boylece
gecmiste kucaklasan yuregim geceyi sorgular
bu ne sessiz,ne nefessiz gece,ruhum kadar derin.
bu ne muhabbetsiz sokaklar,ne cansiz isiklar,
alev alev yanan ben,konusan da ayak seslerim.
ogrendim bu gece her kose basi yeni bir yolun baslangici
bastirsak da yuregin ustune tasi,oksuzluk gercekten aci
ve sanirim boyle efkarli bir gecede
benim basima geçti esaretim taci.
AYDIN AHMET
(1968-Gumulcine)
BIZ
Kordugum olmus sevgiler
Yeryuzunde
Degerler yok oluyor
Onumuzde
Suclar hep digerleri
Sozumuzde
Insanlik cikar pesinde
Sayemizde
SESSIZCE
Goc eden kuslar
Seni hatirlatiyor bana
Sessizce yol alirlar
Sicak diyarlara
Ne bir elveda
Ne bir damla gozyasi
Senin gidisin gibi
Sessizce
NALAN SARACOGLU
(1969-Gumulcine)
EN
MUTLU BENIM
Benimki,
Mutluluk oyunu degil;
O ayri...
O bir oyun,
Ben ise mutlulugun ta kendisiyim.
Hadi,dediginiz olsun!
O bir oyunsa,
Ben bas aktorum
Ya da yonetmen
Ya da oyun yazari.
ISMAIL YUSUF
(1970-Gumulcine)
ENGELLER
Birileri
Silmis isigi gozlerimizden
Birileri
Tikamis yollarini
Seslerin ve kokularin
Birileri
Tohumlar ekmis icimize
Yalnizligin
Getirdigi sahte zevkin
Ve birbirimize dusmanligin
Nasil oldu hatirlamiyorum
Uyanmis ve
Cevreyi seyrederken
Buldum kendimi
Derken
Dis dunyayla
Ic dunya arasindaki
Engelleri farkettim
Nasil oldu hatirlamiyorum
Yok ettim engelleri
Bir turlu
Simdi
Insanlik yolunda
Yuruyorum
Insan olmaya dogru
Yavas yavas...
Mehmet DUKKANCI
(1971-Iskece)
ANAM
Gul yuzunde iki damla yas
Nedense hep one egik o kir sacli bas
Sil artik anam sil gozyaslarini
Sil goz yasini da
Kaldir one egik kir sacli basini
KORKU
Kucuktum,oculerden korkuyordum
Buyudum,herseyden korkar oldum.
SEVKAN TAHSINOGLU
(1972-Iskece)
GOZLERIN
ALA BOYANMIS
Sikintiliydi hava
Belliydi
Yagmur gelecek
Simdi
Toprak kokuyor buram buram
Sandim ki
Yagmur yagmis
Yanilmisim
Gordum
Gozlerin ala boyanmis
SON GUN
Eger bir gunum kalmissa yasayacak
Gunduzu de sen ol
Gecesi de...
Ve o gecenin sonunda
Ruhumu alip goturen
Ecelim de...
SEMA SALIHOGLU
(1976 -Gumulcine)
Bu siilerler icin
Faruk Nurioglu na cok
tesekkurler.